Dinden Çıkaran (Küfür) Sözler | Hit : 132
Dinden Çıkaran (Küfür) Sözler
Küfür ne demektir? Kaç çeşit küfür vardır?
Kelime manası olarak ‘küfür’; ‘örtmek’ ve ‘gizlemek’ demektir. Dini
ıstılahta ise Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem'in Allah-u
Zülcelal katından getirdiği kat'i olarak bilinen şeylerden birini veya
tamamını inkar etmektir.
Dört çeşit küfür vardır, bunlar:
1- Küfr-i İnkari: Allah-u Zülcelal'i tanımayıp onu asla kabul etmemektir. Allah-u Zülcelal'in varlığını inkar eden kafirler gibi.
2- Küfr-i Cuhudi: Kalple Allah-u Zülcelal'i tanıyıp, kibrinden dolayı diliyle ikrar etmemektir, söylememektir. Şeytanın küfrü gibi.
3- Küfr-i İnadi:
Kalple Allah-u Zülcelal'i bilmek, dille itiraf etmemek. Ebu Talib gibi.
Zira o: “Ben Muhammed'in dininin, dinlerin en hayırlısı olduğunu
biliyorum fakat beni tenkid ederler, eleştirirler, diye itiraf
etmiyorum.” diyordu.
4-) Küfr-i Nifâki: Dille ikrar ettiği halde, kalple tasdik etmemektir. Münafıklar gibi.
Bir kimse bilmeyerek küfrü gerektiren bir söz söylese, kâfir olur mu?
Bilmeyerek küfrü gerektiren bir söz söyleyen kimsenin kâfir olup
olmayacağı hakkında ihtilaf vardır. Alimlerin çoğunluğuna göre bilmemek
bir mazeret değildir. Bilerek ya da bilmeyerek de olsa küfür kelimesi
söylemek küfürdür. Bazı alimlere göre ise küfrü gerektiren sözün
muhtevâsına inanmayan kimse, böyle bir kelime söylerse kâfir olmaz.
KÜFÜR SÖZLER
Küfrü gerektiren söz ve fiiller nelerdir?
Bir kimse zorlama olmadığı halde, dili ile küfrü icap ettiren bir söz
söyler ve kalbi de iman ile mutmain olsa bile (imanlı olursa) yine
kafir olur. Bir kimsenin ‘kafir’ ya da ‘mü'min’ olması ancak sözü ile
anlaşılır.
İnsanı küfre düşüren sözler ve davranışlar burada sayamayacağımız kadar
çoktur. Ancak önemlilerinden bazılarını dile getirmiş olalım:
1- Bir
kimsenin kalbine, küfrü icap ettiren şeyler gelir de, dili ile
söylemezse, mü'mindir. Fakat kalbine geldikten sonra, (kalbi niyet
olarak) küfre azmederse, kafir olur.
2- Bir kimse başka bir kimseye, küfür kelimesini söylesin diye telkin etse, o telkin eden kimse kafir olur.
3-
Bir kimse: "Filan adam uçarsa ben kafir olacağım" dese, o insan
uçmayacağı halde, bunu iddia eden kişi, küfrünü buna bağladığından
dolayı kafir olur.
4- Bir kimse:
"Ben şu işi yapmış isem kafir olayım" dese, o işi ister yapmış olsun
isterse yapmamış olsun, küfrünü buna bağladığından dolayı kafir olur.
5- Bir kimse Allah-u Zülcelal'in isimleri ve emirleriyle alay ederse, kafir olur.
6-
Bir kimse, Kuddüs, Kayyum ve Rahman gibi Allah-u Zülcelal'e (Zatına)
mahsus olan isimleri mahlukata (semt, insan vs.) takarsa kafir olur.
7- Bir kimse, müslüman bir kimse için: "Filan adam, benim ve Allah-u Zülcelal'in yanında yahudi gibidir" derse kafir olur.
8-
Bir kimse, hasta olan bir adam için: "Bu adamı Allah unutmuştur" derse
veyahut "Allah'ın unuttuklarındandır" derse kafir olur. Böyle demekle
Allah-u Zülcelal'in ilim sıfatını inkar etmiş sayılır. Halbuki, Allah-u
Zülcelal'in ilim sıfatı ezelidir ve O hiçbir şeyi unutmaz.
9-
Bir kimse, başka bir kimseye: "Senin yemininle eşeğin anırması aynıdır"
derse kafir olur. Çünkü Allah-u Zülcelal'in ismi ile yapılan yemini
-haşa- eşeğin anırmasına benzetmiştir.
10-
Allah-u Zülcelal'i mahlukattan birine veya bir nesneye benzeten kimse
kafir olur. Çünkü Allah-u Zülcelal yaratılmış hiçbir şeye benzemez.
11-
Bir kimse, Allah-u Zülcelal'in isimlerinden bir ismi yahut emirlerinden
bir emri ve O'nun bir va'dini hafife alıp alay etse kafir olur.
12- Bir kimse, küfür kelimesi söyleyen bir kimseye, rıza ile gülse kafir olur. Çünkü küfre rıza göstermek de küfürdür.
13-
Bir kimse: “Ne olsaydı zina, kumar ve içki gibi haramlar helal
olsaydı!” diye temennide bulunursa kafir olur. Çünkü burada kendi
istekleriyle, Allah-u Zülcelal'in kesin haram kıldıklarını helal görmek
istemiştir. Halbuki Allah-u Zülcelal bunları kesin haram kılmıştır.
14- Ezan sesini duyan bir kimse: “Bu çan sesidir” diye alay etse kafir olur.
15- Bir
kadın kocasına veya bir koca karısına: "Seninle olmaktansa kafir olmam
daha hayırlıdır" demiş olsa kafir olur. Çünkü kafir olmayı hayırlı
görmüştür.
16- Bir kimse: “Kur'an çöl kanunudur, bir işe yaramaz.” dese kafir olur.
17-
Bir kimse önemsemeyerek ve küçük görerek Kur'an-ı Kerim veya Hz.
Peygamber (sav)'in hadis-i şerifini ayak altına alsa veya yastık olarak
kullansa kafir olur.
18- Bir kimse tefsir, fıkıh, akâid gibi ilimlerle alay edip hafife alırsa kafir olur.
19-
Bir kimse: "Eğer Allah bana sensiz veyahut filansız cenneti verirse
istemem" derse kafir olur. Çünkü bu kimse Allah-u Zülcelal'in iradesini
kabul etmeyip itiraz etmiştir.
20- Bir kimse: "Eğer Allah bana falanca ile cennete girmeyi emretse, girmem" derse kafir olur.
21-
Bir kimse ölü için: "Allah'ın ona sizden daha fazla ihtiyacı vardır"
derse kafir olur. Allah-u Zülcelal hiç kimseye muhtaç değildir. Bütün
kainat Allah-u Zülcelal'e muhtaçtır.
22- Bir kimseye: "Allah için şu işi yap" dense, o da serahaten, açıkça: "Allah emrettiği için yapmam" derse o kimse kafir olur.
23-
Bir kimseye: "Bir kadına bile gücün yetmedi" denilince, o: "Allah'ın
bile ona gücü yetmedi, benim nasıl gücüm yetsin" derse kafir olur.
24-
Bir kimse yalan söylerse, onu duyan da: "Allah yalanını hak kılsın veya
Allah bu yalanını bereketli kılsın" derse, bazı alimlere göre kafir
olur. Bazıları ise: "Bu söz küfre yakındır" demiştir.
25- Bir kimse, bir kişiye: "Allah dilerse şu işi yaparsın" der, diğeri de: "Allah dilemese de yaparım" derse kafir olur.
26- Bir kimseye: "Allah'ın rızasını iste" denilse, o da: "Bana lazım değildir" dese kafir olur.
27- Bir kimse başkasına filan sanattaki üstünlüğüne işaret ederek: "Falan şahıs o sanatın Allah’ıdır" derse kafir olur.
28- Bir kimse: "Cebrail ve Mikail de olsa falan kişinin şahitliğini kabul etmem" derse kafir olur.
29-
Bir kimse: "Benim seninle karşılaşmam Azrail ile karşılaşmam gibidir"
diyenin kasdı, ölümü kerih görmekse kafir olmaz. Eğer maksadı Azrail
(as)'ı kerih görmekse kafir olur.
30-
Bir kimse: "Hz. Peygamber (sav) yemek yedikten sonra üç parmağını
yalardı" der. Diğeri de: "Bu edepsizliktir" derse, bu sözle kafir olur.
31-
Bir kimse diğerine: "Şu işi yap!" dese, o da: "Allah'ın oğlu gelse
yapmam" dese, kafir olur. Çünkü Allah-u Zülcelal'e oğul isnad etmiş
olur.
DİKKAT!
(Bu ve benzeri sözlerden birini, yanılarak veya bilmeyerek de olsa
söyleyen kişi, dinden çıkmış, kafir olmuş olur. Ve o kişinin tövbe
istiğfar edip iman ve nikah tazelemesi gerekir. Önce, kelime-i şahadet
getirip iman tazelenir ve gusül abdesti alır, tövbe eder; ardından
şartlarını yerine getirip nikah tazelenir.)
Ölümle tehdit edilip inkara, küfre zorlanan kimse, mecbur kaldığı için küfrü gerektiren sözü söylese kâfir olur mu?
Allah-u Zülcelal bir ayet-i kerimede şöyle buyurmuştur: "Kalbi iman ile
dolu olduğu halde inkara zorlananlar müstesna! Kim Allah'a küfrederse,
onlar için şiddetli bir azap vardır. Lakin küfre karşı bağrını açanlar
üzerine Allah tarafından bir gazap ve kendileri için büyük bir azap
vardır." (Nahl; 106)
Ayet-i kerimede de belirtildiği gibi, herhangi bir kimse tarafından
tehdit ile küfrü gerektiren sözleri, mecbur kaldığı için söyleyen
kimse, kalbi imana yatkın olduğu halde tehdidin etkisi ile söylerse
kafir olmaz. Nitekim Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem
zamanında, Yemane'de çıkan yalancı peygamber Müseyleme'nin adamları
tarafından iki sahabe esir alınıp Müseyleme'ye götürüldüler. Müseyleme
onlardan birisine: "Muhammed hakkında ne dersin?" diye sordu. Sahabe:
"O Allah'ın Resulüdür." diye cevap verdi. Müseyleme tekrar: "Benim
hakkımda ne dersin?" diye sordu. Sahabe: "Sen de..." dedi. Bunun
üzerine Müseyleme o sahabeyi salıverdi. Daha sonra ikinci sahabeye:
"Muhammed hakkında ne dersin?" diye sordu. Sahabe: "O, Allah'ın kulu ve
Resulüdür." dedi. Müseyleme tekrar: "Benim hakkımda ne dersin?" diye
sorunca, Sahabe: "Bu söylediğine sağırım, kulaklarım bunu işitmez."
diye cevap verdi. Bunun üzerine Müseyleme o sahabe'yi öldürttü.
Ölümden kurtulan önceki sahabe, Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve
sellem'in yanına gelerek: "Ey Allah'ın Resulü ben helak oldum."
deyince, Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem: "Seni helak eden
nedir?" diye sordu. Sahabe başından geçenlerin hepsini anlattı. Bunun
üzerine Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem: "Öyle söylediğin
zaman kalbin iman ile yatışmış değil miydi ve Müseyleme’nin yalancı
olduğuna kalbin hükmetmiyor muydu?" diye sorunca, sahabe de: "Evet, ya
Resulallah!" dedi. Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem ona:
"Senin arkadaşın azimet ile amel etti. Sende şimdi içinde bulunduğun
ruhsat ile amel ettin." buyurdu. Sahabe'de: "Senin Allah'ın Resulü
olduğuna kalben inanırım." dedi. (İbn-i Hişam)
Hülasa; bir kimse, kafir olması için ölümle veya bir âzâsının kesilmesi
için zorlansa, kalbi iman ile mütmain olduğu halde, dili ile küfrü
söylemesine fıkhen izin verilmiştir. Fakat her ne kadar böyle bir
durumda bulunan kimselere bu izin verilmişse de, bu şekilde
davranmamaya çalışması daha iyidir. Böyle bir durumda bu tehdide
karşılık ruhunu feda etse ne kaybeder. Aksine büyük mükafatlar kazanır.
Yorumlar
Henüz bu içeriğe yorum yazılmamış.
İlk yazan siz olun