DorukTR.com
Kişiselleştir-->
Bütün Zamanlar Boyunca Sürecek CEHENNEM | Hit : 87
Bütün Zamanlar Boyunca Sürecek CEHENNEM
Bütün Zamanlar Boyunca Sürecek CEHENNEM
Yüce
Allah; insanları yaratmış, onlara Kendi dinini tebliğ eden mübarek
elçiler ve Hak kitaplar göndermiştir. İnsanlar bu vesileyle her
devirde, sonsuz rahmet ve mermamet sahibi Yüce Rabbimiz'in varlığına ve
birliğine iman etmeye çağrılmaktadırlar.
Dünya üzerindeki herkes, her an Allah'ın koruyuculuğuna, rahmetine
muhtaçtır. Aciz olarak yaratılan insan; soluk alıp vermesinden ayakta
durmasına, beslenmesinden konuşmasına kadar her an ihtiyaç içindedir.
Ayrıca Yüce Allah'ın "Ben, cinleri ve insanları yalnızca Bana ibadet etsinler diye yarattım." (Zariyat Suresi, 56)
ayetiyle bildirdiği üzere, insan yalnızca Allah'a kul olması için
yaratılmıştır. Yaratılış amacını kabul etmediğinde ise, bunun
karşılığını ahirette görecektir. Yüce Rabbimiz'in şanını gerektiği gibi
tanıyıp takdir etmeyip böbürlenenlerin göreceği karşılık, cehennemde
yaşanacak sonsuz bir azaptır. Allah, Kuran'da şöyle buyurmaktadır:
...Doğrusu Bana ibadet etmekten büyüklenen (müstekbir)ler; cehenneme
boyunbükmüş kimseler olarak gireceklerdir. (Mümin Suresi, 60)
Ayette bildirilen bu açık gerçeğe karşın, insanların çok büyük bir
bölümü bir tür oyalanma içindedirler. Kendilerini dünya hayatının
aldatıcı süslerine ve sözde önemli uğraşılarına kaptırarak, ahiret
hayatları için çaba harcamak yerine zaman kaybetmeyi tercih ederler.
Sürekli düşünmeleri ve önem vermeleri gereken tek konu bu olmalıyken;
önemsiz bir konu için aylarca, yıllarca hiç durmadan çalışabilirler.
Kuran'da, gaflet halindeki bu çoğunluk şöyle bildirilmektedir:
İnsanları sorgulama (zamanı) yaklaştı, kendileri ise gaflet içinde yüz
çeviriyorlar. Rablerinden kendilerine yeni bir hatırlatma
gelmeyiversin, bunu mutlaka oyun konusu yaparak dinliyorlar. Onların
kalpleri tutkuyla oyalanmadadır...(Enbiya Suresi, 1-3) CEHENNEM HAKKINDAKİ YANILGILAR
Ölümden sonra Allah'a verecekleri hesabın ve ahiret hayatının şuurunda
olmayan ya da bu gerçekler hakkında düşünmek ve çaba harcamak istemeyen
insanların kalpleri, Kuran'da bildirildiği gibi tutkuyla
oyalanmada'dır. Kimi işinde yükselmeyi, kimi "mutlu bir yuva" kurmayı,
çok para kazanmayı ya da boş bir ideolojiyi savunmayı hayatının amacı
haline getirmiştir. Oysa kariyer ve aile sahibi olmak, para kazanmak
gibi amaçlar sadece Allah'a yakınlaşmak, O'na şükretmek, nefsini
temizleyip arındırmak ve sonsuz ahiret hayatında kurtuluşa erebilmek
için birer araçtır; hiçbiri hayatın tek amacı değildir. İnsanların
büyük bir çoğunluğu ise, önlerindeki bu büyük tehlikenin farkında
değildir. Bu konu açılsa bile sonsuza kadar sürecek azap dolu cehenneme
karşı pek fazla duyarlı olmadıkları kullandıkları üsluptan da
anlaşılmaktadır. Bu tür insanların oluşturduğu bir toplumda, hemen
herkes anlamını tam olarak kavramadan cehennnem sözcüğünü sık sık
telaffuz eder. Bu kelime kimi zaman saygıya uygun olmayan esprilere
dahi konu olabilmektedir. Tüm bunlar, bu kelimenin anlamı üzerinde
samimi olarak düşünülmediğini göstermektedir. Bu ise bir insanın sonsuz
ahiret yaşamıyla ilgili olarak yapabileceği büyük bir hatadır. Cehennem Hayali Bir Kavram Değildir
Cehennem -büyük bir yanılgı olarak- genellikle hayali bir kavram gibi
düşünülür. Oysa cehennem, iman etmeyenlerin şiddetle bağlandıkları bu
dünyadan daha gerçektir. Dünya yok olacaktır, ancak cehennem hayatı
sonsuza dek var olacaktır. Dünyayı, evreni ve insanı eşi benzeri
bulunmayan sayısız denge ve ayrıntı üzerinde kusursuz bir sanatla
yaratan Yüce Allah, aynı şekilde ahireti, cenneti ve cehennemi de
yaratmıştır. Cehennem azabını da, Rabbimiz'in gücünü gerektiği gibi
takdir edemeyen, Kuran ahlakını yaşamayan, kısaca iman etmeyen kişilere
vaat etmiştir. Dünyada Görülmemiş Azaplarla Doludur
Yaratılmış en kötü mekan olan cehennem, hayal gücünün alabileceğinden
çok öte bir azap kaynağıdır. Bu azap dolu yer, Allah'ın sonsuz
kudretinin bir tecellisidir ve dünyada mümkün olan en büyük acıdan kat
kat şiddetli acılar içerir. (Ğaşiye Suresi, 24) Cehennemde Çekilecek Acılar "Sonsuza Dek" Sürecektir
Bir başka büyük gerçek ise bu azabın cehenneme giren herkes için
"sonsuza dek" sürecek olmasıdır. Birçok insan, cehennem azabının
belirli bir zaman süreceği, sonra da bağışlanacakları gibi bir hurafeye
inanmaktadır. Bu inanç özellikle ibadetlerini tam olarak yapmayan
insanlar arasında oldukça yaygındır. Bu kişiler dünya hayatından
istedikleri kadar yararlanıp, bunun karşılığında cehennemde bir süre
kalacaklarını, daha sonra affedileceklerini zannetmekte ve vicdanlarını
bu şekilde rahatlatmaya çalışmaktadırlar. Ancak bu düşünceleri
kesinlikle doğru değildir. Çünkü Kuran'daki cehennemle ilgili tüm
ayetlerde; cehennemin iman etmeyen kişiler için yaratıldığı, buradaki
azabın sonsuza dek sürdüğü ve geriye hiçbir dönüş olmadığı
bildirilmektedir. Ayette bildirildiği üzere, iman etmeyenler "bütün zamanlar boyunca içinde kalacaklardır." (Nebe Suresi, 23)
"Biraz yanıp sonra da cennete girme" şeklindeki batıl düşünce ise, bazı
insanların kendilerini ve vicdanlarını avutup aldatmak için
uydurdukları boş bir inançtır. Nitekim Kuran'da bu boş inanç da
bildirilmektedir. Bu düşünceye sahip bazı Yahudiler hakkında Yüce Allah
Kuran'da şöyle buyurmaktadır: Dediler ki:
"Sayılı günlerin dışında, ateş asla bize değmeyecektir." De ki: "Allah
Katından bir ahid mi aldınız? -ki Allah asla ahdinden dönmez- Yoksa
Allah'a karşı bilmediğiniz birşeyi mi söylüyorsunuz?" Hayır; kim bir
kötülük işler de günahı kendisini kuşatırsa, (artık) onlar, ateşin
halkıdırlar, orada süresiz kalacaklardır. (Bakara Suresi, 80-81) Dünyada iken Allah'a karşı büyüklük taslamış olanları, mahşer günü bekleyen karşılama ise şöyle bildirilmektedir: Öyleyse içinde ebedi kalıcılar olarak cehennemin kapılarından girin. Büyüklük taslayanların konaklama yeri ne kötüdür. (Nahl Suresi, 29) Geri Dönüşü Olmayan Bir Mekandır
Cehennemin en korkunç özelliklerinden biri de azabın hiçbir zaman
bitmeyecek olmasıdır. İçine bir kez girdikten sonra artık geri dönüş
olmayacaktır. Tek gerçek, sonsuza kadar sürecek olan ateş azabıdır.
Bununla yüzyüze gelen insan ruhen sonsuz yıkıma uğrayacaktır. Çünkü
artık hiçbir umut kalmamıştır. Kuran'da, cehennem halkının çaresizliği
şöyle bildirilmektedir: Fasık olanlar içinse, artık onların da
barınma yeri ateştir. Oradan her çıkmak istediklerinde, geri
çevrilirler ve onlara: "Kendisini yalanladığınız ateş azabını tadın"
denir. (Secde Suresi, 20) Kilitlenen Kapıların Ardındaki Sonsuz Hayat
Yüce Allah'ın "Kahhar" (Kahredici), "Cebbar" (istediğini zorla
yaptıran), "Muntakim" (intikam alıcı) gibi isimlerinin sonsuza dek
tecelli edeceği bir mekan olan cehennem, insana her yönden acı vermek
için özel bir yaratılışla yaratılmıştır. Kuran ayetlerinde cehennem,
yaşayan bir canlı gibi tasvir edilmektedir. Bu canlı, iman etmeyen
kişileri yaratıldığı günden beri sabırsızlıkla beklemektedir. Cehennem,
ayetlerde bildirildiğine göre, insana delicesine susamıştır. (Müddessir Suresi, 29)
İman etmeyenler için yaratılan cehennem, o gün geldiğinde, sonsuza
kadar devam edecek görevini yapmak üzere harekete geçecektir. Ayetlerde
bildirildiği üzere, cehennem halkı, cehenneme girdiklerinde onun
kapıları üzerlerine kapatılacak ve olabilecek en dehşet verici
görüntülerle karşılaşacaklardır. İman etmeyenler biraz sonra ateşe
atılacaklarını ve bunun da sonsuza kadar süreceğini anlamışlardır.
Kapıların kapanması, artık bir çıkışın ya da kaçışın olmadığını
gösterir. Allah, cehennem halkının bu durumunu şöyle bildirmektedir:
Ayetlerimizi inkar edenler ise, sol yanın adamlarıdır (Ashab-ı
Meş'eme). "Kapıları kilitlenmiş" bir ateş onların üzerinedir. (Beled
Suresi, 19-20) Samimi Tefekkür Edilmediğinde Kavranamayan Azap
İnsanın
dünya hayatında sahip olduğu kıstaslar, cehennem azabını tam olarak
kavramaya yeterli değildir. Birkaç saniye olsun ateşe veya kaynar suya
dayanamayan insan, çoğunlukla, sonsuza kadar sürecek bir ateş azabını
zihninde gerektiği gibi canlandıramaz. Hatta dünyadaki ateşin
verebileceği herhangi bir acı, cehennem azabının şiddeti ile
karşılaştırılamaz. Sonsuz güç sahibi Allah, azabının bir benzeri
olmadığını Kuran'da şöyle bildirmektedir:
Artık o gün hiç kimse (Allah'ın) vereceği azab gibi azablandıramaz.
Onun vuracağı bağı hiç kimse vuramaz. (Fecr Suresi, 25-26)
Kuran'da bildirildiğine gibi, cehennemde tam anlamıyla bir hayat
yaşanacaktır. Ancak bu hayatın her anı çok yönlü işkencelerle dolu
olacaktır. Cehennemdeki bu hayat, aşağılanmanın, rezilliğin,
sefilliğin, fiziksel ve psikolojik eziyetlerin, işkencelerin çok
çeşitli uygulamalarından oluşur. Cehennemdeki azabı dünyadaki herhangi
bir azabla kıyaslamak elbette mümkün değildir. Cehennem ehli beş
duyusuyla da azap çeker. Gözü dehşet verici ve iğrenç görüntüler görür;
kulağı korkunç ve acı veren sesler, uğultular, gürültüler, çığlıklar,
inlemeler, haykırışlar duyar; burnu olabilecek en pis ve tiksinti
verici kokularla dolar; dili en iğrenç tadları, en dayanılmaz acıları
hisseder; derisi ve tüm vücudu, tek bir hücresi eksik kalmamak üzere
yanar, şiddetli acılar içinde kıvranır. Bir türlü ölüp yok olmaz.
Derileri yenilenir, azapta hiçbir kesinti ve hafifleme olmadan aynı
işkence sonsuza dek sürer. Kuran'da bildirildiğine göre artık iman
etmeyenler için, "sabretseler de birdir, sabretmeseler de". (Tur
Suresi, 16) Cehennemde en az fiziksel acılar kadar şiddetli manevi
azaplar da vardır. Dünya hayatında Allah'a iman etmemiş olan kişiler
aşağılanır, horlanır, rezil olur, pişman olur, çaresizliklerini ve
ümitsizliklerini düşündükçe yürekleri yanar ve ruhları sıkıntıya düşer.
Sonsuzluk akıllarına geldikçe mahvolurlar. Öyle ki, azap bir milyon yıl
sonra veya bir milyar yıl sonra ya da trilyonlarca yıl sonra sona
erecek olsa, bu onlar için büyük bir umut ve sevinç kaynağı olurdu.
Ancak bu hiçbir zaman gerçekleşmez. Bu nedenle de tarifsiz bir
ümitsizlik içine düşerler. Unutulmamalıdır ki; azabın bir daha hiç
sonunun gelmeyeceğini, cehennemden hiçbir zaman çıkış olmayacağını
bilmenin verdiği ümitsizlik hissi, dünyadaki herhangi bir ümitsizlik
hissiyle kıyaslanamayacak bir duygudur. İman Etmeyenleri Bekleyen Azab Dolu Hayat Kuran'daki
tasvirlerden anlaşıldığı üzere cehennem; pis kokusu, dar, gürültülü,
karanlık, isli, dumanlı, izbe ve tekin olmayan mekanları, hücreleri,
kavurucu sıcaklığı, en iğrenç yiyecek ve içecekleri, ateşten
elbiseleri, sonsuza kadar artan azabıyla tüm ayrıntıların eksiksiz
bulunduğu bir mekandır. Ancak söz konusu ortamı, çok uzak olsa da,
fikir vermesi açısından bazı yönlerden, nükleer savaş sonrasındaki
dünyayı tasvir eden filmlerdeki karanlık, alabildiğine pis, iğrenç,
bunaltıcı ortamlara benzetebiliriz. Elbette böyle bir mekanda, bu
mekana uygun bir hayat söz konusudur. Cehennem ehli duyar, konuşur,
tartışır, kaçmaya çalışır, ateşte yakılır, azabın hafifletilmesini
ister, susar, acıkır, pişmanlık duyar. Tüm bunları yaşarken şuuru
tamamen açıktır. Bu ortamda cehennem halkı pis ve iğrenç mekanlarda
insanlık dışı bir şekilde yaşarlar. Yiyecek olarak yalnızca zakkum
ağacını veya darı dikenini bulabilirler. (Duhan Suresi, 43) İçecek
olarak ise irin, kan ve kaynar sudan başka birşeyleri yoktur. (Nebe
Suresi, 25) Bu arada ateş onları her yanlarından kuşatmıştır. Yanan
derilerinin yerine yenileri yaratılır. (Nisa Suresi, 56) Böylece ateşin
verdiği acı, kesintisiz bir şekilde hiç hafiflemeden devam eder.
Derileri dökülmüş, etleri yanmış, bütün vücutları yanık, kan ve irin
içinde olduğu halde zincirlere vurulur ve kırbaçlanırlar.
Tasmalandırılır, elleri boyunlarına bağlı olarak daracık yerlere
atılırlar. Zebaniler tarafından ateşten yataklara yatırılırlar,
üzerlerine örttükleri örtüler bile ateştendir. Bu azaptan kurtulabilmek
için sürekli feryat ederler, yalvarırlar, ama kendilerine cevap bile
verilmez. En azından, bir günlük de olsa azabın hafiflemesini isterler,
ancak yine aşağılanma ve azapla karşılık görürler. Cehennemde bütün bu
olanlar kesin birer gerçektir. Bugün dünyada sürdürdüğümüz hayat kadar,
hatta daha da gerçektir. Allah'a, O'nun tam olarak istediği gibi değil,
bir ucundan ibadet edenler (Hac Suresi, 11); "nasıl olsa Allah
bağışlar" diyerek günah işleyip de azapta belirli bir süre
kalacaklarını umanlar (Al-i İmran Suresi, 24); iman etmeyerek sadece
para, mevki, kariyer gibi kavramları hayatlarının amacı haline
getirenler; Kuran'ı şahsi menfaatlerine göre yorumlayıp çarpıtanlar,
kısacası iman etmeyen bütün insanlar, müşrikler ve münafıklar ahiret
günü hepsi cehenneme getirilirler. (Ölüm Kıyamet Cehennem, Harun Yahya, Araştırma Yayıncılık) MÜMİNLERİN AHİRET YURDU: CENNET
Sonsuz
rahmet sahibi Yüce Allah, rızasını kazanan kulları için ise, dünyadaki
kısa yaşamın ardından, sonsuz ve eşsiz bir hayat yaratmıştır. Dünya
hayatındaki bu ömür göz açıp kapayıncaya kadar, hızla tükenip
geçmektedir. Bu süre içerisinde sabır gösteren, güzel ahlakta kararlı
davranan, Allah'a samimi bir kul olan müminler ahirette çok büyük bir
mükafatla; sonsuz cennet hayatıyla karşılaşacaklardır. Kuran'da, Allah "O,
amel (davranış ve eylem) bakımından hanginizin daha iyi (ve güzel)
olacağını denemek için ölümü ve hayatı yarattı..." (Mülk Suresi, 2)
şeklinde buyurarak insanın yaratılışındaki amacı bildirmektedir. Başka
bir ayette de bu amacın bilincinde olmayan, boş ve amaçsız bir hayat
yaşama gayesinde olan insanları "Bizim, sizi boş bir amaç uğruna
yarattığımızı ve gerçekten Bize döndürülüp getirilmeyeceğinizi mi
sanmıştınız?" (Müminun Suresi, 115) şeklinde sorguladığını
bildirmektedir. Allah'ın rızasını, rahmetini, cennetini kazanmak
isteyen insan, dünyada bulunduğu süre boyunca Kuran ahlakına uymakla,
her düşüncesinde ve tavrında vicdanını kullanmakla, güzel ahlakı
yaşamakla, salih amellerde bulunmakla sorumludur. Çünkü insanın yaptığı
herşey, söylediği her söz, hatta aklından geçen tüm düşünceler,
ahirette karşısına çıkmak üzere amel defterine yazılmaktadır. Allah'ın
Kuran'da "... yaptıklarınızdan muhakkak sorumlu tutulacaksınız" (Nahl Suresi, 93) ve "Yapmakta oldukları dolayısıyla her biri için dereceler vardır..." (Enam Suresi, 132)
ayetleriyle bildirdiği üzere, insanlar her yaptıklarının karşılığını
mutlaka ahirette alacaklardır. Bu gerçek bir hadiste de şöyle haber
verilmektedir:
Pişman olan kimse, Allah'ın rahmetini gözler. Kendini beğenen de
Allah'ın gazabını bekler. Herkes Allah'ın huzuruna, ölümünden önce
yaptığı amel ile gelir. Ve muhakkak ki amellerin sahipleri hatimelerine
göre hüküm giyerler... Kim zerre kadar hayır yaparsa onu görür. Kim de
zerre kadar şer yaparsa onu görür. [Ramuz el-Ehadis-1, s. 237/15]
Kuran'da bu konunun bildirildiği ayetlerden biri ise şöyledir:
Ki melekler, güzellikle canlarını aldıklarında: "Selam size" derler.
"Yaptıklarınıza karşılık olmak üzere cennete girin." (Nahl Suresi, 32) Sonsuz Azaptan Kurtulmak İçin
Kuran ahlakından yüz çeviren kişilerin hiçbir kurtuluşlarının
olmayacağı cehennemde dehşet verici bir azapla karşılaşmaları sadece
bir an meselesidir. Bu nedenle her insan, burada anlatılan gerçekleri
öğrendiğinde hiç zaman yitirmeden içinde bulunduğu yanlışlıktan geri
dönmeli, Rabbimiz'den bağışlanma dileyerek O'nun yolunda çaba
harcayacağı bir hayatı seçmelidir. Kuran'da şöyle bildirilmektedir:
O inkar edenler Müslüman olmayı nice kereler dileyecekler. Onları
bırak, yesinler, yararlansınlar ve onları (boş) emel oyalayadursun.
İleride bileceklerdir. (Hicr Suresi, 2-3)
Sonsuz azaptan ve bu pişmanlıktan kurtulmanın ve Allah'ın rızasını ve
cennetini kazanmanın yolu ise çok açıktır: Geç olmadan Allah'a gönülden
iman etmek ve tüm yaşamını O'nu razı edeceği umulan davranışlarla
geçirmek Rabbiniz'den olan mağfiret
ve eni göklerle yer kadar olan cennete (kavuşmak için) yarışın; o,
muttakiler için hazırlanmıştır. (Al-i İmran Suresi, 133).
Yorumlar
Henüz bu içeriğe yorum yazılmamış.
İlk yazan siz olun
Doruktr.Com, Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Doruktr.Com'a aittir.
Sitemizde yer alan içerik ilgili telif hakları şiirler bölümü için şairlerin kendilerine, diğer bölümler için içeriği ekleyen kişiye aittir.
Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.Hiçbir şekilde sorumluluk kabul edilmez.
0.1-saniyede yüklendi